Samba
Bir Ocak sabahı Güney Amerika sahiline ilk ulaşan Portekizli
kaşifler, tropik zirvelerin arasından akan taze sularla beslenen bir seri altın
sarısı sahilleri barındıran
burunlar keşfettiler. Keşfettikleri bu noktayı "Ocak Nehri" ya da Portekizce
"Rio de Janerio" olarak adlandıran bu kişiler kaderin gelecekte burası için
hazırladığı sürprizden bihaberdiler. Kısa zamanda Portekiz kolonileri
buraya yerleşti ve tarım geliştikçe Portekizden, yani Batı Afrikanın otorite
altındaki kesimlerinden, Bahia'daki yerleşim alanlarına köleler
getirildi.
Samba, bu kölelerin Afrika'dan getirdikleri ve kuvvetli
vurmalı ritimlerin çalınabildiği "Batuque" adındaki davullar topluluğuna bir
tepki olarak Bahia bölgesinde gelişmeye başladı. Davulun hipnoz etkisi yaratan
vuruşları, ilk sambacıların hala Samba de Roda geleneğinde olduğu gibi çıplak
ayak dans ederken, günlük tasalarından uzaklaşmalarını sağlıyordu.
Bu kölelerin lisanlarında dans "Semba" demekti ve bu terim
ilerde Brezilya'nın kültürüne ulusal danslarının gurur duyarak sundukları adı
olarak geçecekti.
Artık Samba, Rio'da her Şubat ayında düzenlenen karnavalın
kutlama ve eğlenceyi temsil eden dansıdır. Samba karnavalı dansçıları başlarında
şaşalı ve en büyük kostümleri taşımak ile en zor dans adımlarını sergilemek
konusunda birbirleriyle yarışırlar. Bu tip Samba, daha gelişmiş bir versiyon
olan uluslararası Sambadan farklıdır. Rio karnavalında Samba ferdi olarak
uygulanırken, uluslararası versiyonda eşli olarak sunulur.
"Hızlı, hızlı, yavaş &" olan Samba ritminde Rio
dansçıları üç adımlık hızlı ağırlık değişimlerini dizlerini hafifçe kırıp
yükselterek yaparlar ve bunu için alternatif adımlar kullanırlar. Erkeklerin
hareketleri daha abartısızken, bayanlar kalça hareketlerini vurgulayarak
ustalıklarını gösterirler. Bu esnada görüntünün güzelliğini bozmaması açısından
baş kesinlikle sabit tutulur. Samba'nın eşlerle yapılan çeşidi ve daha yavaş
olan "Pagode" (pe-go-dey diye telafuz edilir) stili halen Brezilya'da sosyal
amaçlarla zevk alınarak uygulanır.
Birinci Dünya Savaşı sırasında önemini kaybetmesine
rağmen, The Maxixe (okunuşu ma-şi-şey dir) Brezilya'nın dışında da tanınan ve
Avrupa'da bir dönem bilinen ilk Samba çeşididir. 1930ların sonunda umarsız,
ritmik ve eğlenceli bir dans olan Samba, Amerikalı dansçıları etkilemiş ve
1930ların ve 1940ların sonunda sinemanın katkısıyla Rio ve onun Samba dansı
kitlelerin hayallerinde yer edinmiştir.
Carmen Miranda çevirdiği birçok Hollywood filminde
Brezilya'nın ve Samba'nın popüler temel öğelerini işlemiştir. Fred Astaire ve
Ginger Rogers ise daha sonraları "Flying Down to Rio" filmiyle; daha egzotik ve
romantik bir Rio fikri yaratarak Sambanın tüm dünyaya yayılmasını
sağlamışlardır.
Müzik ve Ritim
Samba 1, a 2, 3, a 4 ritmi ile dans edilir. Burada "a"
terimi bir vuruşun dörtte biridir. Dans ederken 2 vuruşuna gelmeden once çeyrek
vuruşta adım alınır.
Samba Notları
Karakter: Canlı, Eğlenceli
Hareketler: Zik
zak hareketleri, Yerinde veya hareketli figürler, Ağırlık, Ani hareketler, Bel
esnekliği
Bar/dakika:50 bar.
Zamanlama: 2/4
Yükselip alçalma: Sambaya
özel zıplama hareketi
Cha Cha Cha
Küba familyası danslarının diğer bir üyesi olan
Cha Cha Cha, aynı zamanda sosyal Latin-Amerikan danslarının en popüler olanıdır.
Cha Cha Cha'nın birçok hareketinde bu sebeble Rumba Mambo hareketlerinden
benzerlikler vardır. En temel farklılık "Cha Cha Cha" dadır. Bu terim adını
müzikteki dördüncü vuruşun, kolay yakalanabilen Cha Cha Cha ritmini vermek için
bölünmesiyle oluşmuştur.
Bu dans başlangıçta Mambo ve Rumba'nın bir
çeşidiydi ancak 1948'de Enrique Jorrin, Mambo'nun doğduğu danzon ritmiyle,
montuno ritimlerini karıştırdı. Sonuç gözle görülür şekilde farklı ve heyecan
vericiydi. Jorrin'in "aldatmaca" anlamına gelen bu yeni kompozisyonu
"Enganadora" 1953'te kayıtlara geçti ve devasa ölçülerde popülarite kazandı.
Dansçılar hep daha da fazlasını talep ettiler. Cha Cha Cha'nın anlaşılır ritmi
küçük müzik topluluklarından büyük orkestralara kadar hemen hemen her şekilde
yorumlandı ve kısa sürede neredeyse tüm müzisyenler Cha Cha Cha çalmaya
başladı.
Cha Cha Cha dansı, müziğinin de olduğu gibi;
canlı, göz alıcı, alaycıdır ve coşkun ritmiyle dünyadaki tüm dansçıların rağbet
edip zevk alacağı türden nadir bir eğlence sunar.
Cha Cha Cha adı İspanyolca'da "Chacha" çocuk
bakıcısı demektir. Aynı zamanda "chachar" kokain yaprağı çiğnemek anlamına da
gelmektedir. Ama Cha Cha Cha hızlı bir Küba dansı olan Guaracha'dan geldiği
düşünülmektedir.
Müzik ve Ritim
Cha Cha Cha'nın da ritmi Mambo ve Rumba'da
olduğu gibi 4/4'tür. Cha Cha Cha ritmindeki 2, 3, 4 & 1 ritmini vermek için
dördüncü vuruş ikiye bölünmüştür. Bu ritimde ilk vuruş vurgulanır. Cha Cha Cha
ritminin temposu Rumba'nınkinden biraz daha hızlıdır. Yarışmalardaki sabitlenen
ritim dakikada 30 bardır. Göze yavaş görünen bu tempo Cha Cha Cha'nın diğer
danslara göre fazla olan adımlarıyla esasen hızlıdır.
Zamanlama
Cha Cha Cha'nın bölünmüş dört vuruşu içersinde
bir sonraki bara geçmeden dansçının Cha Cha Cha şasi adımları denilen adimlari
vardır. Şasi adımları iki vuruşunda öne ve geri atılan temel adımlarla Cha Cha
Cha'nın esas ritmine bağlanır. Birçok dansçı Cha Cha Cha'ya bir vuruşunda yana
atılan bir adımla başlar. Bu adım bir sonraki 2 vurusunda atılan ön ve geri
temel adımlarına yol açmış olur.
Cha Cha Cha Notları
Karakter: Küstah, Hareketli, Tutkulu
Hareketler: Sert
ağır ve hızlı adımlar, düz bacak yapısı.
Bar/dakika:30 bar.
Zamanlama:
4/4
Yükselip alçalma:Yok
Rumba
Rumbanın yavaş, kalp atışını andıran ritmi ve romantik müziği onun
sonsuz ve evrensel çekiciliğinin ana etkenidir. Dansın kendisi, tutkusuyla
partnerini ritmin yoğunluğunda baştan çıkarmaya çalışan duygulu ve kışkırtıcı
Latin aşığının özgüvenini ve gücünü simgeler. Ancak Rumba'da bayan kolay boyun
eğmez. Dişi cilveli ve nazlı edasıyla erkeğini önce cezbedip, sonra onun
yakınlaşma isteğini reddederek kendi yaptırımını ortaya koyar. Şayet Tango
tutkunun dansıysa, Rumba da hiç kuşkusuz aşkın dansıdır. Tutuş pozisyonu alıp
Rumbanın temel adımındaki katıksız duygu yoğunluğunu hissetmek ancak birkaç
derin an dans ederken yaşanabilir: Doğal ritimle, Guajira'ya geri yankılanan
romantik ama sade nağmelerle ve kaderleriyle bu dansta yüzleşen bir kadın ve
erkeğin zaman tanımayan hisleriyle birlikte hareket etmek...
Uluslararası rumba dansı, adının da taşrayı çağrıştırdığı
üzere, eski bir folklorik dans olan Küba kökenli "Guajira"ya çok şey borçludur.
En popüler Guajira müziği bir Rumba klasiği haline gelmiş olan Joseito
Fernandez'in dünyaca ünlü parçası "Guantanamera"dır. Küba geleneğinde "rumbiar"
fiili dans etmek anlamına gelir ve "Rumba" da bu terime bağlı olarak çok çeşitli
dansları hatta "dans partisi"ni çağrıştırır. İspanyolca'nın yaygın olduğu
günümüzde, bizim tanımladığımız Rumba aslında "Bolero-Rumba" olarak
bilinir.
"Square Rumba" denilen ve normalinden daha sıkı bir tutuş
stili olan rumba ilk kez 1930ların başında dikkat çekti. Bu stil Avrupa ve
Amerikada daha da geliştikçe, belki de yanlış tanımlanarak 1940ların sonunda
"Cuban Rumba" olarak bilinmeye başlandı. "Cuban Rumba"da dansta akıcılık ve
dinamik bir tarz gerektiren açık tutuşlar daha fazlaydı.
1990larda ise muhteşem varisleri Alman Hans Galke ve
Bianca Schreiber gibi emsalsiz shovlar sunan ve onüç defa Dünya Profesyonel
Latin-Amerikan Dans Şampiyonasını kazanan İngiliz Donnie Burns ve Gaynor
Fairweather sayesinde "Uluslararası Rumba" stili yeni boyutlara ulaştı.
İlginçtir ki günümüzde Havana barlarında ve Küba taşralarında dans ederek
yaşayan yerliler için kendi kültürel danslarında tanıdık buldukları tek şey bu
dansın ismidir. Ancak Kübayı ve Karaipleri gün geçtikçe daha çok insan ziyaret
etmekte ve Latin-Amerikan dansının özündeki sadelikten etkilenmektedirler- bir
kadın; bir erkek; müzik ve dansın doğallığı.
Müzik ve Ritim
Rumbanın temposu dakikada 26-27 bar olan yavaş bir
ritimdir. Geleneksel Rumba, belki de güftenin havasını yansıtabilmek için
genelde dakikada 23-24 bar olan bir hızda çalınır. 4/4 olan zaman cetveli her
"bar"ın dört adet eşit ağırlıklı vuruşa sahip olduğunu gösterir. Latin
perküsyonistin vurgulayacağı dördüncü vuruştur.
Zamanlama
İleri ve geri Rumba hareketlerinde deneyimli dansçı,
vuruşun ilk yarısını bir yandan hareketsiz beklerken diğer yandan ayak
pozisyonunu alarak harcar. Vuruşun ikinci yarısını ise vücut ağırlığını diğer
tarafa aktararak kullanır. İki vuruşluk yana adımlarda ise, dansçı ilk yarı
vuruşu gene ayak pozisyonu almak için harcarken diğer yarım ve tam vuruşu daha
yavaş ve keskin bir vucüt ağırlığı transferinde kullanır.
Birçok yeni Rumba dansçısı, ikinci vuruşta dans etmeleri
söylendiklerinde başlangıçta zamanlamada zorlanırlar. Bu durum genelde dansın
başlatıldığı ileri ve geri Rumba adımlarının ikinci vuruşta atılması gerektiğine
bağlıdır. Nitekim bazı eğitmenler, ayak pozisyonunu alarak dördüncü vurgulu
vuruşta başlanmasını ve bu vuruşun kalanıyla, birinci vuruşun tamamının vücut
ağırlığı transferine harcanmasını tavsiye ederler.
Bu dansı yeni öğrenenler, ikinci vuruştaki ileri ve geri
adımları kolaylaştırması açısından alternatif olarak birinci vuruşta bir yan
adım atmayı tercih ederler. Hareketlerin metodunu öğrenirken, zamanlamanın ileri
ve geri adımlar için "hızlı, hızlı"; yan adımlar içinse "yavaş" olarak
benimsenmesi kolaylık sağlar. İlginçtir ki uluslararası dans komitesi Rumba
ritminin açıklandığı üzere doğru yorumlanması konusunda titizlik gösterirken;
bir çok Latin, Rumba dansına daha kolay olan birinci adımla başlayarak dans
etmekten memnuniyet duyarlar.
Rumba Notları
Karakter: Erotic, Bedensel ve Tutkusal,
Alaycı
Hareketler: Ağırlık, Kesin akıcı ve sert yürüyüşler, Kalça
hareketleri
Bar/dakika:27 bar.
Zamanlama: 4/4
Yükselip alçalma:Yok
Paso Doble
"Paso Doble" terimi dansın kültürünü pek de
çağrıştırmayarak "iki adım" anlamına gelir. Tıpkı İspanyolların boğa
güreşlerindeki gibi erkeğin bir matadoru ve kadının da pelerinini temsil ettiği
bu dans sadece anayurdu İspanya ve Fransa da değil, tüm dünya çapında etkisi yok
olmayacak bir tutku silsilesi yaratmıştır.
İspanya'yla daha çok bağdaştırılmasına rağmen, Paso Doble
Fransızların standart danslarından biri olduğu için bir çok popüler figürün
Fransızca ismi vardır. Tıpkı Viyana Valtz'i gibi, Paso Doble de yüksek seviyede
teknik kabiliyet gerektiriyormuş gibi bir imaj yaratır. Bunun en büyük sebebi,
insanların bu her iki dansı daha çok televizyonda yayınlanan dans
yarışmalarından takip ediyor olmalarıdır. Buna karşın Paso Doble'nin
kolaylaştırılmış sosyal versiyonu, yaş veya kabiliyet sınırı tanımaksızın
dünyadaki dans klüplerinde ve İspanya, Fransa, Latin-Amerika ülkelerinde daha
yaygındır.
Müzik ve Ritim
Paso Doble'nin müziği ilk defa dans eden birinin kolayca
takip edebileceği 1-2-1-2 marş ritmindedir. Adımlar arasında çok az ritim
değişiklikleri vardır ve herkes bu danstan zevk alabilir. Dansın temposu biraz
hızlı olmasına rağmen zor değildir ve dakikada 60 barı geçmez.
Paso Doble Notları
Karakter: Gurur ve Ağırbaşlılık, İspanya ve Flamenko
esintileri, Marş ritmi
Hareketler: Vucut gergin, Pelerin hareketleri,
Yuvarlak hareketler, Sert yürüyüşler.
Bar/dakika:27 bar.
Zamanlama:
2/4
Yükselip alçalma: Bazı figürlerde
JIVE
"Lindy Hop'tan Rock'n'Roll'a"
Dans tarzları daima müzikal akımları takip ederek
gelişmişlerdir. Bunlardan en popüleri kuşkusuz Rock'n'Roll dur. Bu dansın
genelde 1950lerde ortaya çıktığı düşünülse de, aslında Rock'n'Roll bundan 20
sene evvel Amerika'da filizlenmişti. 1920lerin başlarında, hayvan dansları
olarak nitelendirilen türde danslar çok yaygındı. Bunlardan en bilineni "hindi
koşuşu"ydu. Charliston veya Black Bottom gibi diğer dans çılgınlıklarında ise
müzik hızlandıkça vahşi figürler daha da vahşileşiyordu. Bu danslardan diğer
danslar, stiller türedi ve 1920lerde çiftin ayrılıp birleştiği Teksas Tommy ya
da "Breakaway" ortaya çıktı.
Lindy Hop ve Jitterburg
1920'nin sonunda bu dans oldukça popülerdi. 1927'de Spirit
of St. Louis adlı uçağıyla Charles Lindbergh Atlantik'i tek başına geçmeyi
başarınca, bu olayı lanse eden gazete manşetleri, Lindy Hop dansının yeni ismi
olarak adapte edildi. Bu dans 1930larda gelişmeye devam ettikçe, Harlem Savoy
balo salonunda zamanın meşhur Swing müziği çalan toplulukları sayesinde ev
edindi. Savoy salonunda bu orkestralarda çalan kişiler Swing'in ustalarıydı; Cab
Calloway, Tommy Dorsey, Louis Armstrong, Count Basie ve Duke Ellington.
Dansçılar, müzik gruplarını; müzik grupları da dansçıları karşılıklı etkileyerek
müzikal yorumu ve dansı yeni boyutlara taşıdılar.
1937'de Benny Goodman New York Paramount Tiyatrosunda
konser verdiği zaman gençler deliye dönüp, koridorlara akın etmişler ve
gazetelerin dansı adlandırdığı üzere, "Jitterburg" yapmışlardır. Bu çılgınlık
Amerika'yı kavurmuştur. Teknikteki çeşitlilikler Boogie-woogie ve Swing Boogie
gibi stillerin gelişmesine sebeb olurken; Lindy Hop, Jitterburg ve Boogie-woogie
danslarının tümünü kapsayan "Jive" terimi bu sıralarda oluşmaya başlamıştır.
Ancak dansın adı ne denirse densin, çalınan müzik hep Swing olmuştur.
Dans Stilleri - Lindy Hop'tan Rock'n'Roll'a
İkinci Dünya Savaşından sonra müzik grupları küçüldü ve
müzik değişime uğradı. 1950lerin müziği artık Swing kadar yumuşak ve akıcı değil
ama daha kitlelere hitap ediciydi. Bu müzik Rock'n'Roll idi. Doğal olarak müzik
değişince, dansçının müziği yorumlaması da farklılık kazandı. Daha sert olan bu
yeni ritim ortaya ani hareketleri olan iki boyutlu bir Jive türü çıkardı.
1950lerin sonunda Jive daha değişik bir stille tüm dans okullarında ve
salonlarında yaygınlaştı.
Lindy Hop, Boogie-woogie ve Rock'n'Roll' danslarının
temeli esasen aynıdır: altı vuruşlu bir ritim (Lindy Hop'ta sekizlik ritim de
kullanılır). Bu danslarda temel adım olarak dansçılar rock ya da swing tarzında
iki adım yana, sonra bir adım geriye ve en son da yerinde olmak üzere dans
ederler. Son iki hamle bu dansların ritmini temsil ettikleri için
standartlaşmışlardır. Ancak yana atılan adımlar bir çok stil değişikliklerine
maruz kalmışlardır.
Boogie-woogie de "tap" denilen yere ayak ucuyla vuruş, bu
dansın serisini oluşturmak için eklenmiştir: tap, adım, tap, adım, geriye bir
adım ve temel adım. Bu adımlar dizler içeriye çekilerek atılırlar.
Rock'n'Roll yarışmalarında ise Boogie "tap"leri, "flick"
denilen adımlara dönüşmüştür: flick, adım, flick, adım, geriye adım ve temel
adım. Bu tarz dans özellikle yarışmalarda standart hareketlerle kaynaştırılarak
abartılır ve ortaya etkileyici akrobatik hareketler çıkar. Bu yüzdendir ki bu
stil, bir erkek ve kadının beraber dans etmesinin ötesinde akrobatik çevikliği
irdeler ve özelliğini buna borçludur.
Bugün Jive hızlı şasi adımları ile geri ve öne adımlardan
oluşur. Şasi adımlarında ilk hareket eden ayak bilek ucunda, takip eden ayak ise
düz basar. Aynı zamanda dansçı ağırlıksız izlenimi verecek bir şekilde yükseklik
değiştirir.
Jive Notları
Karakter: Ritmik, küçük tekme ve fiskeler
Hareketler:
Ani hareketler, kesin ve direk kol ve bacak hareketleri
Bar/dakika:44
bar
Zamanlama: 4/4
Kaynak: www.unidance.com